Boğa Heykeli:
Almanya ve Fransa arasında gidip gelen Alsace Loren bölgesi en sonunda Fransızlara geçince Fransızlar bu zafer sevinci ile bir anıt heykel dikmek isterler ve bu Boğa Heykeli ortaya çıkar. Fakat Almanlar pes etmeyip Fransızlara yine saldırınca heykeli de alırlar. Daha sonra İttihat ve Terakk Partisi başa gelince Alman İmparator'u heykeli Enver Paşa'ya hediye eder ve o zamandan heykel İstanbul'dadır. Yani çoğu kişi bu heykeli sadece bir buluşma noktası olarak görse de tarihte bir yeri var.
Süreyya Operası:
Kadıköy, Bahariye Caddesi'nde bulunan bu yapı Süreyya İlmen tarafından yaptırılmış. Giriş kısmı Paris'in Champs Elysee, iç kısmı ise Alman tiyatrolarından esinlenerek şekillendirilmiş. Uzun zaman sinema olarak kullanılan bu bina Avrupa'nın en ünlü sinemalarındandı. Şimdi ise tiyatro, opera gibi sanatsal etkinliklerin yapıldığı bir yerdir.
Yeldeğirmeni:
Yeldeğirmeni semtinde 1774-1789 yılları arasında 4 tane yeldeğirmeni yaptırılmış. Bunlar, ordunun, sarayın ve halkın un ihtiyacını karşılamak için kullanılmış. Maalesef günümüze kadar gelememişlerdir. Fakat Yeldeğirmeni semti hala fırınlarıyla çok ünlüdür. Benim burda en çok dikkatimi çeken sokakları ve mimarisi oldu çünkü her sokaktan aşağıya doğru baktığınızda denizi görebilecek şekilde yapılmış binalar ve gerçekten çok güzel bir manzarası var. Her yaz bu semtteki binaların boş cephelerini doldurmak için Yeldeğirmeni Duvar Sanatı Festivali düzenleniyor ve çok başarılı duvar sanatları ortaya çıkıyor.Yeldeğrmeni Duvar Sanatı Festivali'nde yapılmış.
Yeldeğirmeni semtinin eski hali.




Bu yazın sayesinde doğma büyüme Modalı olduğum halde Kadiköy'le alakalı bir sürü şey öğrendim! Çok güzel olmuş, biraz daha görselle yazılarını zenginleştirebilirsin.
YanıtlaSil